BODY{cursor: url(http://files.poqbum.com/Files/Cursors/page3/autumn_maple.ani);} a {cursor: url(http://files.poqbum.com/Files/Cursors/page3/autumn_maple.ani);}




">

p align="center">
Create Your Glitter Text

COCUK GELISIMI VE EGITIMI - yaşıyorsak eğer üretelim - Blogcu

yaşıyorsak eğer üretelim

yaşıyorsak eğer üretelim

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

13/12/2006 - OKUYUN VE YORUMLAYIN.Anne/baba ve çocuk arasındaki olumlu iletiş

Ben bu yazılanları çocuğum Mustafa Mert üzerinde olumlu olabileceğini düşündüğüm için uyguladım ve çok memnun kaldım.Umarım sizlerde bunları okur ve uygularsınız.o zaman bakacaksınız ki çocuğunuzu kazanmışsınız.


Çocuğunuzun kendisiyle ilgilendiğinizi, ihtiyacı olduğunda yardım edeceğinizi bilmesini sağlayın.

Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde televizyonu kapatın veya gazeteyi elinizden bırakın.

Çocuğunuz size önemli birşey söylemeye çalışırken telefon görüşmesi yapmaktan kaçının.

Başka insanların özellikle dahil olması gerekmediği sürece, konuşmalarınızı özel tutun. Çocuğunuzla aranızdaki en iyi iletişim etrafta başka insanlar yokken gerçekleşir.

Çocuğunuzu başka insanların önünde utandırmak veya güç duruma düşürmek sadece içerleme ve düşmanlık duyguları hissetmesine neden olur, iyi bir iletişime değil.

Çocuğunuzun tepesinden konuşmayın. Konuşurken fiziksel olarak çocuğunuzun düzeyine inin.

Çocuğunuzun bir davranışı ya da bir olay nedeniyle çok sinirliyseniz, objektif davranamayacağınız için, yeniden sakinleşene kadar iletişim kurmaya çalışmayın. Beklemek, yatışmak ve çocukla daha sonra konuşmak en iyisidir.

Çok yorgunsanız aktif bir dinleyici olabilmek için daha fazla çaba harcamanız gerekecektir. Gerçek bir aktif dinleme kolay iş değildir ve bedeniniz ve zihniniz yorgunken daha da zorlaşacaktır.

Dikkatle ve nazik bir şekilde dinleyin. Çocuğunuz birşey anlatmaya çalışırken sözünü kesmeyin. Çocuğunuza arkadaşlarınıza gösterdiğiniz nezaketi gösterin.

Olayların nedenini sormayın, ne olduğunu sorun.

Çocuğun anlatmaya çalıştığı durum hakkında önceden bilgi sahibiyseniz, bunları çocuğunuzla paylaşın.

“Senin için neyin iyi olduğunu ben biliyorum”, “sadece dediğimi yap, sorun çözümlenecektir” ya da “ben sözümü bitireyim sen de konuşacaksın” gibi cümleleri, telkinlerde bulunmayı ve ahlaki açılardan kınamayı en az düzeyde tutun. Bunlar açık iletişim kurma ve bu açıklığı devam ettirmeye yardımcı olmayacaktır.

Aptal, budala, tembel gibi aşağılayıcı sözler kullanmayın.

Çözüme yönelik somut adımlar geliştirmesi için çocuğa yardımcı olun.

Çocuğu yaptığı veya yapmadığı şeylerden dolayı değil, kendisi olduğu için kabul ettiğinizi gösterin.

Çocuğun açık iletişimi sürdürmesini destekleyin. Bunu, çocuğu olduğu gibi kabul ederek ve gösterdiği iletişim çabalarını takdir ederek sağlayabilirsiniz.

 

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/11/2006 - ANNELER İÇİN EVDE DİSİPLİNİ SAĞLAMA YOLLARI

Anneler için evde disiplini sağlama yolları

 

Evde Disiplin

1-Çocuğunuzun dünyasına girin,onu dinleyin. Onun duygularını keşfetmeye çalışın.

2-Onların zihin yapıları,merakları ve ruh dünyaları yetişkinlerden farklıdır.

Bu yüzden ‘Bu konuda sen ne düşünüyorsun?’ gibi sorular sorarak

Onların duygu ve düşünce dünyalarını öğrenmeğe çalışmalıyız.

3-Hoş görülü ve kararlı olun.

Hoş görülülük çocuğunuzun kendisini daha iyi hissetmesine ve sınırlarını öğrenmesine ve işbirliği ruhuna sahip olmasına neden olur.

4-Neden soruları yerine Ne –Nasıl sorularını sorun

‘ ‘Bunu neden yaptın ? ’’, ‘ Neden sinirlisin?’’ v.b. sorular çocuklara yargılayıcı ve tehdit edici gelebilir.Bunun yerine ‘Ne oldu ?, ‘Nasıl oldu ?’

gibi sorular sorarak onların duygu ve düşüncelerini öğrenerek ,kendi çözüm yollarını üretmelerine,düşünce güçlerini geliştirmelerine yardımcı olunmalıdır.

5-Çocuğunuzu dinleyin.

Bir takım yorumlar yapmadan,neler hissettiğini dinleyerek,çocuğunuza bazı duygulara sahip olmasının son derece doğal olduğunu gösterin.Çocuğunuzun kelimeleri arasındaki duygularına kulak verin.

6-Tutarlı olun

Aile olarak kendinize özgü ,açık olarak belirlenmiş,süreklilik gösteren kuralları belirleyin.Tutarlı olduğunuz zaman çocuğunuz şaşırmayacak ve olumlu davranışlar sergileyecektir.Farklı zamanlarda farklı kararlar alıyorsanız ve bu kararlarınızın mantıklı ve tutarlı bir sebebi varsa onu açıklayın ki çocuğunuz sözlerinizde tutarsızlık görmesin.

Örneğin;Yarım saat önce pencereyi kapatmasını söylediniz.ama şimdi aç diyorsanız bunun mantıklı nedenini de belirmelisiniz.

7-Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın.

Her çocuk ayrı bir dünyaya sahiptir.Ayrı ayrı yetenekleri ayrı ayrı zekaları ve ayrı ayrı ruh yapıları vardır.Bu yüzden başka insanlarla olumsuz bir şekilde kıyaslanmak bırakın çocukları büyük insanlar bile üzülür.

8-Sorun meydana getiren davranışların kaynağını bulun

Sorun meydana getiren davranışların kaynağı bilinirse;Sorunların çözümü daha kolaylaşacaktır.Yanlış çözüm yolları problemin çözümünü kolaylaştırmayacağı gibi problemi büyütebilir ve daha başka sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.

9-Hatalarını yüzüne vurmak yerine onlara yalınlık gösterin.

10-Karşılıksız sevin ve sevginizi hal ve hareketlerinizle gösterdiğiniz gibi dilinizle de söyleyin.

11-Çocuklarınızı evinizdeki problemlerde çözüm üretme sürecine katılmalarını sağlayın.

12-Çocuğunuza özel olduğunu gösterin.

13-Gerektiğinde hayır demesini bilin

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/11/2006 - SEVGİLİ ANNE VE BABALAR


Çocukları kendinize karşı saygılı yapmak için;

Ona karşı daima güler yüzlü olun küçük kabahatlerini cezalan-

dırmayın, niyetininne olduğuna bakın. Onun hislerine değer verin

ve bunu gösterin.

Çocukların kendinize güvenini kazanmak için;

Onları babaları ile korkutmayın, babasından ve annesinden her

 olumlu hareketinde destek göreceğini anlatın onların sevinçlerini

 paylaşın acılarına ortak olun, size bir şey sorduklarında ilgiyle

cevap verin.

Çocukların size güvenmesini sağlamak için onlara boş vaatler-

de bulunmayın vaadinizi yerine getirir eşler olarak birbirinize

 saygı gösteriniz çocuklarınızın önünde birbirinize karşı davran-

mayınız.

Çocukların size saygı göstermesi ve iltifat etmesi için;

Çocukların kusurlarını, suçlarını alay ve hakaretle karşılamayın,

her şeylerini tenkit etmeyin zira tenkit edilen çocuk çekingen

olur. (Olumlu tenkitler hariç)

Çocuklarınızın sözünüzü dinlemeleri için;

Emir verirken yerine getirip getirmediklerine bakın onlar-

dan yerine getirebilecekleri şeyler isteyin, kuru tehdit sa-

vurmayın.Çocukları kardeşlerini sevmeleri için birini ceza-

landırırken, öbürünün mükafatlandırmayın bu düşmanlığa

 yol acar. Birini severken ve takdir ederken aynı şeyleri

diğerlerine de yapın. Birbirlerine hakaret ettikleri zaman

hemen araya girin ceza verirken suçun kimde olduğuna bakın.

Çocuklara insanları sevdirmek için;

Onlara daima iyi insanlardan bahsedin dünyadaki yardımlaş

madan ve iyiliklerden bahsedin.

Çocukları yumuşak ve merhametli yapmak için;

Herkese ve çocuğa yumuşak davranın, zayıfları koruyun, bıçak

 ve tabanca taşımayın.

Çocukları kıskanç yapmamak için;

Çocuğun yanında durumu iyi olanları çekiştirmeyin. Varlıklı,

işi yerinde, mutlu insanların başkalarını düşünmeyen insanlar

 olduğunu söylemeyin.

Çocukları tabiattaki güzelliklerle karşı

duyarlı yapmak için;

Onlara Allah’ın sanat harikalarıyla dolu olan tabiatla ilgilenince

 bu meraklarıyla alay etmeyin. Çiçekle, böcekle, kurtla, kuşla

ilgilenmesini teşvik edin. Onlara çok küçük yaşta okuma yazma

öğretmeyin, seviyesinin üstünde bilgi vermeyin. Ders çalışma-

dığı için bedensel ceza vermeyin.

Çocukların hayal ve kabus görmemeleri için;

Onlara sihirden, büyüden, peri masallarından, Kaf dağının ar-

dındaki devden, kötü kalpli cadıdan vs. bahsetmeyin, ve bu tür

 film ve dizilerden uzak tutun.

Çocuklarınızın inatçı olmamaları için;

Onların her istediğini yerine getirmeyin. Çünkü böyle bir durum-

da istediği şeyi alamayan çocuk inatlaşabilir. Yalnızca onların

haklı isteklerini yerine getirin. Eğer çocuk ‘illa da istiyorum’ diye

 tepinmeye başlar ve sizde bundan sonra istediğini yerine getirir-

seniz çocuk haklı haksız her istediğini elde etmek için tepinir.

Çocuğun yalancı olmaması için;

Yalan söylemeyin. Ona sürekli yalanın kötülüğünden bahsedin

daha küçüktür diye yalanlarını hoş görmeyin. Eğer çocuk suçu-

nu itiraf ediyorsa onu cezalandırmayın. Çünkü bazı durumlarda

 çocuk sırf cezadan kurtulmak için yalan söyler.

Çocuğun kimseye iftira atmaması için;

Çocukların yanında kimseyi çekiştirmeyin. Çocukların nankör

ve somurtkan olmamaları için her şeyin iyi yönünü gösterin

hayattan ve kaderinizden şikayet etmeyin.

Çocukların gayeli, enerjik ve hayata sıcak

bakan bir fert yapmak için;

Onlara ders yönünden fazla baskı yapmayın, bunun yerine

 dersin öneminden bahsedin oyun oynamak istiyorlarsa on-

lara gerektiği kadar izin vermeyin. Onun hoşlandığı ve yete-

neği olduğu mesleğe yönlendirin. Çocuğu sosyal faaliyetlere

 katın. (spor faaliyetleri, folklor, satranç, resim vb.)

Çocukların tutumlu olmaları için;

Nereye sarf ettiklerine bakmaksızın bol para vermeyin. Çocuğunuzun harcamala-

rını nereye yaptığını inceleyiniz. Kumbara alarak harçlıklarını bir kısmını biriktir-

meleri için (ara-sıra bir miktar atarak) sağlamaya çalışınız.

Çocuklara güven duygusu yerleştirmek için;

Çocuklar kendilerini size beğendirmek isterler. Bunun için kendince ev işi yapar,

 hoplar, zıplar, bütün bunları taktir edin ve olumlu iş yapmaları için teşvik edin.

Kendi başlarına iş yapmalarına olanak hazırlayın. Bu onları hayata hazırlayacak-

tır. Başaramayacakları işleri vermeyin.

Çocuklarınızı düzene ve temizliğe alıştırmak için;

Yataklarını, oyuncaklarını, kitaplarını ve evi düzelttiklerinde tebrik edin ve onlara

 ödül verin. Ama her zaman ödül vermeyin. Zira ödül araç olmaktan çıkıp amaç

 olabilir. Çocuklara dürüstlük aşılayın mutluluğun sadece parada ve zenginlikte

olmadığını canlı bir örnek ile anlatın.

Onların cimri olmamaları için;

Paraya çok değer vermeyin. Fakirleri, miskinleri, bakıma muhtaçları koruyun.

Çocuğunuzun yanında yardıma ihtiyacı olanlara yardım edin. Bu onlarda merha

met duygusunu gelişmesine yol açar.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - ÇOCUĞUMU YENİDEN YETİŞTİRMEM MÜMKÜN OLSAYDI

                              

Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı,
Ona işaret parmağımı kaldırıp
Yasaklar koymak yerine,
Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.

Hatalarını az düzeltir,
Onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.
Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım.
Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim.

Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.
Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine,
Onunla oyun oynardım.
Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.

Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım.
Önce benlik saygısı kazanmalarını sağlar,
Sonra bir ev almaya çalışırdım.
Ona her zaman katı davranmaz,
Onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.

Güç konusunda daha az ders verir,
Sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Kıskançlık sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. Kıskançlık beklenen ilgi, sevgi ve şefkat eksikliğine karşı geliştirilen bir kızma duygusu, gücenme durumudur. Doğal ve evrensel bir duygudur. O kadar ki insanlık tarihinde ilk cinayet kardeş kıskançlığı yüzünden işlenmiştir.kıskançlık çocukta daha yoğun yaşanan bir duygu olmakla birlikte yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma, çocuğun ilerleyen yaşamını etkileyecek kadar önemli davranış problemlerine neden olabilir. Bu nedenle ciddiye alınması gereken bir durumdur.
NEDENLER
  Kardeş kıskançlığının temelinde anne babayı bir başkasıyla paylaşamama yatar. Çocuk kardeşinin doğumuna kadar sadece kendisine gösterilen ilgi ve sevgiyi kaybetmekten yada bu ilgi ve sevgiyi bir başkasıyla paylaşmak zorunda kalmaktan üzüntü duyar. Güvensizlik duyguları, anne babaya kızgınlık ve gücenme yaşar. Çocuk kendini yalnız hissetmeye başlar.
  Annenin hamileliğinin son dönemlerinde ağırlaşmaya başlamasıyla yorgun ve isteksiz oluşu, çocuğu kucağına almayışı çocukta sevilmediği duygusunu daha kardeşi gelmeden düşünmeye başlar. Yine anne babanın yeni gelecek çocuk için hazırlık yapması çocuğun duyduğu kıskançlığı pekiştirir.
  Çocuklar arasındaki yaş farkının az olması kıskançlığın derecesini arttırır.
  Anne babanın çocuğa karşı tutumlarının farklılaşması ve çocuğun duyduğu kıskançlığın hoş görülmeyişiyle çocuğun kıskançlık, öfke ve üzüntü duyguları daha da artar.
  Bebeğin bakıma muhtaç oluşunu büyük çocuk anlamakta güçlük çeker, annenin onu daha çok sevdiği için ilgilendiğine inanır.
  Bebeği görmeye gelen ziyaretçiler çocuğu rahatsız eder, kıskançlığı pekiştirir.
  Kardeşin cinsiyetine göre de çocuğun duyguları farklılaşabilir. Çocuk erkek, doğan kardeş kız ise anne babanın anne babanın sırf kız olduğu için onu daha çok sevdiklerini düşünür. Gelen kardeş de erkek ise ikinci bir erkeğe neden gerek duyulduğunu anlamaz. Özellikle anne babanın çocuğun cinsiyetine ilişkin tercihlerinin olduğu durumlarda çocukta bu duygu daha çok görülebilir.
  Çocukları birbirleriyle rekabet edecekleri bir konuma düşürmek  kardeşler arasındaki kıskançlığı arttırır.

BELİRTİLER
  Çocuk daha annenin hamileliğinde bu duyguyu yaşamaya başlar. Kardeşinin ondan daha çok sevileceği korkusunu duymaya ve bu nedenle annesinden daha çok ilgi ve sevgi beklemeye başlar. Huysuzlaşır, inatlaşır, annenin peşinden ayrılmaz, anne babaya ihtiyacı olmasa da sürekli bir şeyler istemeye başlar.
  Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukta üzüntü, küçük düşme korkusu, can sıkıntısı, öfke, nefret ve intikam alma düşünceleri oluşur. Çocuk kendisine acır ve durumundan derin bir üzüntü duyar.
  Bazı çocuklar sürekli ilgi ve sevgiyi istemek yerine yalnız kalmayı, içe kapanmayı tercih eder, tepkilerini böyle yansıtırlar. İştahsızlık ve uykusuzluk böyle durumlarda ortaya çıkabilir.
  Kardeş kıskançlığı olan çocuklar sürekli sıkıntılı ve sinirli dolaşırlar, isteklerini bağırarak ifade ederler.
  Kıskançlık nedeniyle çocukta emekleme, bebek gibi konuşma, biboronla beslenmek isteme, alt ıslatma, tırnak yeme, parmak emme, gibi bebekleşme ve gerileme belirtileri görülebilir.
  Kardeş düşmanlığından doğan düşmanlık bazen kardeşe değil, anneye yönelir. Çocuk annenin sözünü dinlememeye evde sürekli problem çıkarmaya başlar.
  Çeşitli bahanelerle ilgiyi  üzerlerine çekmeye çalışırlar.
  Kardeş kıskançlığıyla birlikte okula giden yada okula yeni başlayacak çocuklarda okul korkusu görülür. Çocuk kardeşiyle annesini baş başa bırakıp okula gitmek istemez. Evde kalmak için başının ağrıdığı, karnının ağrıdığı, ateşinin olduğu gibi bahaneler yaratır. 
  Anne babaya sık sık  onu sevip sevmediklerini sorar, sevdiklerinden bir türlü emin olamazlar.
  Bazı çocuklar duyduğu kıskançlığı kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, ondan nefret ettiğini söyleme gibi saldırgan davranışlarla açıkça ortaya koyarken bazı çocuklar bu duygularını bastırır, kardeşlerine aşırı sevgi gösterisinde bulunurlar.
  Kendilerine yada eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler.

ÖNERİLER
  Çocuk psikolojik olarak kardeşin doğumuna hazırlanmalıdır. Aileye yeni bir üyenin katılacağı ve o geldiğinde evde ne gibi değişikler olacağı çocuğa uygun bir dille anlatılmalıdır. Bir bebeğin ne gibi gereksinimlerinin olduğu, ihtiyaçlarının karşılanması için annenin sürekli bebeğin yanında olması gerektiği, aynı durumun  o bebekken de yaşandığı anlatılabilir.
  Hamilelik döneminde özellikle doğum zamanı anne hastanedeyken çocuk ihmal edilmemelidir. Anne hastanedeyken evde çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayacak, bakımını üstlenecek aileden birinin olması çocuğun ihmal edildiğini düşünmesini bir derece önleyecektir. 
  Çocuğun arkadaş ortamlarına girmesi ve paylaşmayı öğrenmesi  kardeşini de kabullenmesini ve onunla da paylaşım yapabilmesini kolaylaştırır. 
  Çocuk kardeşini sevmek zorundaymış gibi bir duyguya kapılmamalıdır. Kardeşine karşı olumsuz duygu ve düşüncelerini dışa  vurduğunda suçlanmamalı ve anlayışla karşılanmalıdır.olumsuz duygularının anlayışla karşılandığını görmek çocuğu rahatlatır. Çocuğa `kardeşini kıskanıyorsun ` yerine `kardeşin olduğu için seni eskisi kadar sevmediğimizi düşünebilirsin, ama ben seni eskisi kadar seviyorum` demek çocuğu anneye yakınlaştırır, çocuğun kaygılarını azaltır. Küçükken sizin de kardeşiniz olduğunda bu duyguyu hissettiğinizi paylaşabilirsiniz..
  Anne baba evdeki herkes bebeği çocuğun önünde gösterişli bir biçimde okşayıp sevmekten kaçınmalıdır. Anne bebekle meşgulken baba çocukla ilgilenebilir.
  Bebekle ilgili işlerin bitirilmesinde çocuktan yardım alıp, işler bittikten sonra çocukla zaman geçirilebilir. 
  Çocukla daha önce yapılan parka gitme, oyun oynama gibi etkinliklerin devam etmesine özen gösterilmelidir.
  Çocuğa geri plana itildiği değil, aile içinde her zaman yeri olduğu hissettirilmelidir.
  Çocuğa onunla ilgilenildiğini ve onun hala sevildiğini ifade eden sözler davranışlarla desteklenmelidir.
  Kardeşini görüp kıskanmasın diye çocuğu yuvaya göndermek doğru değildir, çocuk kardeşi geldiği için evden uzaklaştırıldığını anlayacaktır. Bu durum çocukta okul korkusuna da neden olabilir. 
  Bakıcı bulunamaması, iki çocuğa bakmanın zor olması nedeniyle, anne babalar küçük çocuk bakıma muhtaç olduğu için kısa bir süre için büyük çocuğu ananeye yada babaanneye bırakmayı tercih ederler. Bu kesinlikle yapılmaması gereken bir davranıştır. Çocukta kardeşi geldiği için istenmediği, sevilmediği düşüncesi yaratır. 
  Bazı çocuklar kardeş istiyorum diye tutturur sonra da kıskandıkları için kardeşlerine zarar verebilirler. Anne babalar bu davranışı gördüklerinde `hani sen kardeş istiyordun` diye çocuğa kızarlar. Çocuğun kardeşi isteyişi doğduktan sonra onu kıskanmayacağı anlamına gelmez. Anne babalar kaç çocuk sahibi olmak istediklerine kendileri karar vermelidir.
  Kıskanmasın diye bebeği sevdikten sonra çocuğu da sevmek yaralı olmayacaktır. Çocuk bu ilgi ve sevginin yapmacıklığını hisseder. 
  Anne babalar çocuk kardeşine zarar verir diye onu kardeşinden uzak tutmaya çalışmamalıdır.zarar verici davranışlarda bulunduğu zaman sinirlenmeden, bağırıp çağırmadan kardeşine zarar vermesine kesinlikle izin verilmeyeceği anlatılmalıdır.
  Kardeş kıskançlığı nedeniyle çocuklar kardeşlerine istediklerinden çok daha fazla zarar verebilmektedir. Ancak yaptıkları davranışlarının sonuçlarını henüz kavrayamadıkları için özellikle 5 yaşına kadar olan çocuklarla kardeşlerini yalnız bırakmamak gerekir.
  Çocuklar kardeşlerine ablalık/ağabeylik yapmaları için zorlamamalı, kardeşlerinin bakımıyla ilgili bir takım sorumluluklar verilmekle birlikte bu sorumlulukların çocuğun yaşına ve isteğine uygun oluşuna dikkat edilmelidir.
  Çocuğun davranışları bebek yüzünden kısıtlanmamalı, evde eskisi gibi davranmasına izin verilmelidir. 
  Anne baba çocuğun davranışlarına karşı hissettiği duyguları dinlemeli ve anlamaya çalışmalıdır.
  Eve gelen misafirlere de büyük çocuğu unutmamaları ve ona da ilgi ve sevgi göstermeleri hatırlatılabilir. 
  Çocuk kıskanmasın diye bebeği aslında istemiyormuş gibi sözler söylemek  bebek çok yaramazmış ve sürekli sorun çıkarıyormuş gibi davranmakta doğru değildir.
  Çocuklar büyüdüğünde aralarında sürekli kavgalar, dövüşmeler, sürtüşmeler yaşanmaya başlar. Bu durumda anne babanın bu durumun kardeşler arasında yaşanan doğal ve evrensel bir durum olduğunu bilmesi yararlı olur. Böyle durumlarda araya girmemek, anlaşmazlıklarını kendilerinin çözmesi gerektiğini söylemek en iyisidir.çünkü kardeşler arası kavgalarda kimin gerçekten suçlu olduğunu bulmak çok zordur.ikisi de birbirinden şikayet edecektir. Yanlışlıkla suçsuz olanı cezalandırmanız olasıdır. Genellikle de büyük çocuklar bu kavgalardan haksız çıkarılır `sen abisin, sen ablasın` diyerek suçlanırlar.Bu durumlar büyüğün küçüğe öfkesini daha çok arttırır.
Kardeşler arasında yapılan kıyaslamalarda kardeşler arası ilişkileri olumsuz etkiler.
Sonuç olarak kardeşler ne kadar birbirlerini kıskansalar da ne kadar geçinemeseler de birbirlerini çok severler. Birbirlerini özler, başkalarına karşı kardeşlerini korurlar. Aralarında vazgeçilmez bir sevgi ve bağlılık vardır.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - ÇOCUK VE OYUN

OYUNCAĞIN TANIMI VE ÖNEMİ
Oyunun, çocuğun gelişimi üzerindeki etkileri ne kadar önemliyse, aynı şekilde oyun materyalleri de çok önemlidir.
Oyuncaklar, çocuğun seçme, değerlendirme duygusunu ve yaratıcılığını geliştirirken aynı zamanda da kendi kendine karar verebilme ve belirli alanlarda beceriler kazanmasına da olanaklar hazırlamaktadır.
Bu durumda bizler oyuncakları, `gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemeleridir` şeklinde tanımlayabiliriz.
Çocuklar için büyük öneme sahip olan çeşitli boyutlar ve renklerdeki oyun malzemeleri aynı zamanda, çocukların oynarken hem eğlenmesine hem de renk, boyut, biçim, şekil gibi kavramları öğrenmelerine yardımcı olur. Çocuk arkadaşlarıyla birlikte oynarken paylaşmayı, beklemeyi, işbirliği yapmayı da öğrenebilir. Buna ilaveten çocuklar ellerine geçen oyuncakları bozarak, kırarak, parçaları ayırıp birleştirerek hem meraklarını giderir tatmin olurlar hem de objelerin özelliklerini inceler ve keşfederler.
Okulöncesi dönemde çocukların oyuncaklara ve oyun materyallerine karşı olan bu ilgilerinin yanı sıra, artan bir yaratıcılık, yetişkine benzeme ve taklit çabası da vardır. Bu noktada anne babaya düşen en büyük görev alıcı ve öğrenmeye hazır olan çocuğa uygun oyuncakların sunumudur.
Anne baba bu dönemde, çocuğun gelişim özelliklerine uygun, ihtiyaç duyduğu ortamı ve materyalleri sağlamaktan sorumludur.
Bu dönemde, anne babalar tarafından üzerinde önemle durulması gereken bir başka konu da çocukların gelişimlerine katkısı olmayan pahalı ve süslü oyuncakların yerine yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, uyarıcı ve düşündürücü oyuncakların tercih edilmesidir.
Yine bu dönemde yetişkinler çocuklarına gereğinden fazla oyuncak alarak, onların tüm gereksinimlerine cevap vereceklerine inanırlar. Önemli olan, oyuncağın çokluğunun değil, nitelikli olmasıdır.

YAŞLARA GÖRE OYUNCAK TERCİHLERİ
Bilindiği gibi yeni doğan bebeğin en değerli oyuncağı kendi bedenidir. Bebek elini, kolunu sallayarak, açıp kapayarak, ayağını ağzına götürmeye çalışarak ve parmaklarını emerek kendi kendine eğlenir. Ayrıca doğumu izleyen aylarda çocuk ses, renk ve şekilere karşı da çok hassastır. Bu nedenle bu aylarda bebeklerin oyuncaklarını görsel ve işitsel duyulara hitap eden oyuncaklar oluşturmaktadır. İlk aylarda bebeğin yatağının üzerine asılabilen veya yatağın kenarına tutturulabilen, hareket eden, ses çıkaran, mobil türü renkli oyuncaklar tercih edilebilir.
6-7. aylarda çocuğun oturmaya başlamasıyla mekanı da genişler. Bu nedenle çocuğun oturmaya başladığı aydan itibaren çocuğun elinde tutabileceği ve avucuna sığabilecek esnek plastikten, yumuşak kauçuktan yapılmış, çok büyük veya küçük olmayan bebekler, hayvanlar, renkli halkalar verilebilir. Yine bu aylarda çocuklar için en çok ilgi çeken oyuncaklardan biri de üzeri resimli veya zilli çıngıraklardır. Çıngıraklar hareket ve etmesi ve ses çıkarması nedeniyle bütün bebekler tarafından ilgi çekici durumdadır. Ayrıca bu dönemde bebeklerin diş çıkarması nedeniyle emniyetli ve bebeğin sağlığı için zararlı etkiler yaratmayacak diş kaşıyıcısı veya plastik halkalar verilebilir.
8-12. ay dolaylarında bebeklerin emeklemeye ve yürümeye başlamaları nedeniyle, çocuklar için tercih edilebilecek en iyi oyuncaklar düştüğünde kırılmayan fakat ses çıkaran renkli toplardır. Ayrıca bu dönemde, çarpıp geri dönen oyuncaklar veya itme ve çekme ile gidebilen tekerlekli hayvanlar, otomobiller yeni yürüyenler için en uygun oyuncaklardır ve bu tür oyuncaklar bebekleri çok mutlu eder. Yaklaşık bir yaşındaki bebekler çok ilgilerini çeken oyuncaklardan biri de `dökme-doldurma` oyuncaklarıdır. Büyük renkli şekiller ve bunların içerisine atılabileceği bir kutudan ibaret olan bu oyuncaklar çocuğun ilgilerini çekmesine rağmen bu oyuncağa ilgilerini çok çabuk kaybederler.
Yine bu dönemde parlak ve basit resimleri bulunan resimli kitaplar da çocuklar için uygun oyun araçlarındandır. Özellikle hem bebek hem de kitap yetişkin tarafından tutulur ve resimlere bakılırsa, bu olay çocuk için cazip olabilir.
15-18. aydan itibaren çocuğun yürümeye başlamasıyla bir odadan diğerine geçmesi kolaylaşır. Bu dönemde eline geçirdiği eşyaları bir odadan diğerine taşıyabilir. Bu nedenle itilebilen, çekilebilen, itildiğinde ses çıkartan, müzik çalan otomobiller, tekerlekli veya yumuşak tüylü hayvanlar ve bebekler en çok tercih edilen oyuncaklar arasındadır. Yürüteçler veya üstüne binilen oyuncaklar yine bu aylara uygun oyuncaklardır. Ayrıca, 18. Aydan itibaren keşif ve icatlar çocukların dünyasında önemli bir yeri olması nedeniyle, bu dönemde farklı boyutlardaki bloklar, kutular ve şekiller çocuğun inşa etmesi ve birleştirmesi için en uygun oyuncaklardır.
2-3 yaşından itibaren çocuklar çevrelerinde yaşadıkları günlük olayları dramatize etmeye başlarlar. Bu nedenle, bu dönemdeki çocuklar için en uygun oyuncaklar onların dramatik oyunlarında kullanabilecekleri değişik boyutlardaki bebekler, çeşitli kuklalar, oda takımları, mutfak malzemeleri, marangozluk, temizlik malzemeleri (kürek, süpürge), bahçe aletleri (çapa, tırmık, kürek), hayvan seti, ulaşım seti (tren yolu, köprü, demiryolu), doktor araç gereçleri, en uygun oyun malzemeleridir. Yine bu dönemde kum ve su çocukların en çok sevdikleri oyun malzemeleridir ve çocuklar bu yaşlarda, kovaya kum doldurup boşaltmaktan, kumu su ile karıştırıp harç yapmaktan çok büyük zevk duyarlar.
3-4 yaşlarında çocukların motor gelişimlerinin artması ve hareketlerinin daha da düzenlenmesiyle çocuklar inip çıkmaktan, üç tekerlekli bisiklete binmekten ve tırmanmaktan çok hoşlanırlar. Bu dönemde sallanan at, pedallı araba, tekerlekli bisiklet, yük arabası ve salıncak seti en uygun oyun malzemelerindendir. Yine bu dönemde sökülüp takılabilen veya bozulup- yapılabilen oyuncaklarla, küçükten büyüğe doğru dizilebilen küpler, bloklar, inşaat malzemeleri çocuklar tarafından en çok tercih edilen ve sevilen oyun araçlarıdır.
4-6 yaşlarında çocuklar açık hava oyunlarının yanı sıra masa başı faaliyetlerinden de büyük zevk alırlar. Boyama, kesme, yapıştırma, resim yapma, artık materyallerle şekiller yapma ve parçalı bilmeceleri birleştirmeyi çok severler. Bu dönemde çocukların algılama, hatırlama, parçalara ayırıp birleştirme, yanılma, düzeltme, yeni yorumlar ve çözümler getirme yetenekleri de gelişir.
Çocukların masa başı etkinliklerinde bloklar, kalemler, kağıtlar, boyalar, boya fırçaları, tutkal, makas, düğmeler, boncuklar ve ayrıca eşleştirmeli oyuncaklar, resimli dominolar, resimli tombalalar ve resimli küpler, yap-bozlar en sevilen oyuncaklar arasındadır.
6 yaşında hayali oyunların en dorukta olması nedeniyle evcilik, bakkalcılık, doktorculuk oyunları ve bu döneme uygun bebekler, evcilik ve doktorculuk setleri, marangozluk aletleri, kuklalar, temizlik ve mutfak setleri, bahçe aletleri, hayvan setleri, dükkanlar çocuklar tarafından en fazla tercih edilen oyun malzemeleridir.
Bu dönemde çocukların top oynamak, ip atlamak, tırmanmak, yüzmek gibi bedensel hareketlerden ve açık hava oyunlarından çok fazla hoşlanmaları nedeniyle ip, top, ip merdiven, kızak, kayak ve paten gibi oyun malzemeleri tercih edilebilir.
Çocuğun okula başlamasıyla oyun ilgilerinde de bazı değişiklikler görülür. Bu dönemde okulöncesi dönemdeki oyun aktivitelerinin yanı sıra çocuklar mümkün olduğunca becerilerini ortaya çıkaracak dama, satranç, loto, basketbol, bisiklet, paten gibi oyunları ve oyun materyallerini; daha sonraki yaşlarda da sinema, tiyatro, televizyon izleme ve spor yapma gibi yetişkin aktivitelerini tercih ederler. Ayrıca okul dönemi çocukları değişik okuma materyallerinden de hoşlanırlar.

GELİŞİM ALANLARINA GÖRE OYUNCAKLARIN SINIFLANDIRILMASI
1. Büyük Kas Gelişimi için Oyun Araçları
` Üç tekerlekli bisiklet
` Çeşitli boylardaki arabalar
` Kayma, tırmanma, sallanma oyuncakları
` Tahterevalli
2-Küçük Kas Gelişimi için Oyun Araçları
` Mum boya, renkli kalem, keçeli kalem, kağıt
` Kağıt makası
` Kayma, tırmanma, sallanma oyuncakları
` Tahterevalli
` Yapıştırıcı
` Legolar, birleştirme oyuncakları, parçalı bulmacalar

3. Kurgu Oyuncakları
` Küpler, bloklar
` Tahta otomobil ve kamyonlar
` Kum havuzunda oynanmak üzere sert plastikten hayvanlar ve insanlar
` Tahta veya plastik hayvanlar
` Bebekler
` Eklemeli oyuncaklar
` Biribirine geçme vagonlu tahta trenle
4. Yaratıcı Düş Gücünü Geliştiren Oyuncaklar
` Kukla sahnesi
` El kuklaları
` Parmak kuklaları
` Bez bebekler
` Çeşitli giysiler, yetişkin süs eşyaları
` Doktor araçları, telefonlar, bebek arabaları
5. Evcilik Oyuncakları
` Ocak, musluk, buzdolabı
` Yemek ve çay takımları
` Bebekler ve bebek evi
` Çocuk boyuna uygun yatak, sandalye ve masalar
6. Yaratıcı Sanat için Malzemeler
` Mum boya, pastel boya, renkli tebeşir ve keçeli kalemler
` Kil
` Plastrin
` Suluboya, parmak boya, toz boya
` Fırçalar
` Kağıtlar
` Artık kumaşlar, kağıtlar, ip, yün, talaş, yumurta kabuğu ve yapıştırıcı
` Baskı kalıpları (makara, havuç, patates, tahta, yaprak gibi)
7. Çocuğun algı ve Kavramasını Geliştirecek Uyarı Araçları
7.1. Okuma konuşmayı geliştirecek uyarı araçları
` Tahtadan harf ve sayılar
` Mıknatıslı harf ve sayılar
` Zımpara kağıdından pazen kaplı tahtaya yapışabilecek harf ve sayılar
` Harf ve sayıları içeren lastik mühürler e- Üzerine basit sözcüklerin yazılacağı
` büyük karton fişler
` Çeşitli eklemeli bulmacalar
` Dominolar
` Tamamlama, karşılaştırma oyunları
` Karatahta
1.2. Matematik ve sayılar
` Renkli çubuklar
` Mozaik geometrik şekiller
` Tahta oyuncak saat veya saati öğretecek tahta küpler
` Matematik kavramını geliştirecek oyunlar
1.3. Doğa Bilimleri
` Mıknatıs
` Karınca yuvası
` Ayna
` Taş, yaprak, deniz kabuğu, kuru bitki ve sebze koleksiyonu
` Doğa ile ilgili çocuk kitapları ve plaklar
8. Müzik ve Dans Araçları
` Ritm araçları ( tef, davul, trampet, flüt, zil, çan, çıngırak
` Plak ve CD`ler 
OYUNCAKLARIN NİTELİKLERİ
` Oyuncaklar, sade, ayrıntıları az, iyi zımparalanmış, köşeleri yuvarlak ve küt olmalıdır.
` Çok yönlü kullanılabilecek nitelikte olmalıdır.
` Çocuğun yaş, gelişim düzeyi ve boyuna uygun büyüklüklerde ve kullanışlı olmalıdır.
` Dayanıklı sağlam olmalıdır
` Paylaşma duygusunu geliştirici olmalıdır.
` Bakım, tutum, onarımı kolay ve temizlenebilir nitelikte olmalıdır.
` Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır.
` Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır.
` Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır nitelikte olmalıdır. Çocuğun hoşuna gidecek renkte ve yapıda olmalıdır
` Çocuğun merak uyandıracak ve ilgisini çekecek nitelikte olmalıdır.
` Çocuğun kullanacağı her oyuncak kas kuvvetiyle orantılı olmalı ve çocuğa zarar verecek nitelikte olmaması gereklidir
` Oyuncakların büyüklükleri, çocukları tatmin edecek ve kullanabilecekleri büyüklükte olmalıdır.
` Sökülüp, takılabilir cinsten olmalıdır ve çocuk öğrenmek ve araştırmak istediğinde oyuncağı kırmak yerine sökebilmelidir.
` Çocuğun sağlığına zarar vermeyecek boya ve verniklerle boyanmış olmalıdır.
` Çocuğun dil, zeka, yaratıcılık, beden ve kas gelişimine yardımcı olacak nitelikte olmalıdır.
` Çocuğun özgürce oynamasının yanı sıra çocukta gözlem, deneyim, keşfetme isteğini uyandırmalı, sosyal ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
` Çocuğun sözlü ifade, okuma-yazma ve matematik öncesi kavramları geliştirici nitelikte olmalıdır.
` Göze hoş görünmeli, yapısı ve biçimi zevkli olmalıdır. 
OYUNCAK SEÇİMİ
` Seçilecek oyuncak çocuğun yaşına, ilgisine, becerisine, gelişim düzeyine ve yeteneklerine uygun olmalıdır. Büyüklerin hoşuna giden oyuncaklar her zaman çocukların hoşuna gitmeyebilir.
` Oyuncak, çocukta merak uyandırmalı, çevresini tanımasına yardımcı olmalıdır. Bu sebeple eski saatler, karton kutular, tornavida, çekiç ve çiviler çocuk için ilginç birer oyuncak oluşturabilir.
` Oyuncaklar çok karmaşık olmayıp, çocuğun tek başına kullanabileceği özellikte olmalıdır.
` Oyuncak satın alınırken cinsiyet ayrımı yapılmalıdır.
` Oyuncaklar, beceriyi artıracak özellikte olmalı, bu nedenle basitten karmaşığa doğru tercih edilmelidir.
` Oyuncaklar dayanıklı olmalıdır
` Çok fazla oyuncak almak yerine, gerekli durumlarda eski oyuncakları tamamlayacak parçalar satın alınmalıdır.
` Oyuncağın çok yönlü olmasına dikkat edilmelidir. Bu amaçla kasları çalıştıran, girişimciliği, hayal gücünü artıran, problem çözmeyi ve yaratıcılığı yönlendiren oyuncaklar tercih edilmelidir.
` Çocuğun yaşına uygun olmayan oyuncaklar alınmamalıdır. Çünkü çok basit oyuncaklar sıkılmasına, karmaşık oyuncaklar ise kendine güvenini yitirmesine neden olabilir.
` Çocuğun ihtiyaçlarına cevap vermeyen, fazla gösterişli ve pahalı oyuncaklar alınmamalıdır. Bu tür oyuncaklar çocuğun yaratıcılığını kısıtlayabileceği gibi bozulduğunda da etkisini kaybedebilir
` . Çocuğun kendi kendine oynayabileceği oyun malzemelerinin yanı sıra yaşıtlarıyla oynayabileceği oyuncaklar da sağlanmalıdır.
` Çok sayıda oyuncak yerine çocuğu uzun süre mutlu edebilecek oyuncaklar alınmalıdır.
` Alışverişe çıkılmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. 
ÇOCUK OYUN ALANLARI
Şehirlerin yeşil saha sistemlerinin bir bölümü olan çocuk oyun alanları, genel olarak 1-14 yaşlar arasındaki çocukların yararlanabilecekleri oyun parkları olarak tanımlanmaktadır. Çocukların beden gelişimlerine yardımcı olmak, yaratıcılıklarını artırmak, arkadaşlık ve birlik duygularını aşılamak amacıyla kurulan bu alanlar, Avrupa ve Amerika`da belirli yaş gruplarına göre sınıflandırılmıştır.
1. Çocuk Bahçeleri
Bunlar her mahallede ve ulaşılabilirlik sınırları içinde 1-6 yaş okulöncesi dönem çocukları için planlanan alanlardır ve çocukların oyun gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Ölçüsü 250 m2 ya da ihtiyaca göre 500-1000m2 lik alan kapsaması ve çocuk başına en az 6.5m2 bir alanın planlanması gerekmektedir.
2. Oyun Alanları
Bu alanlar bütün yaş gruplarındaki çocuklara hizmet edecek alan ve tesisleri kapsamakla birlikte, esas olarak 6-14 yaşlar arasındaki çocuklara hizmet verecek şekilde düzenlenmiş ve onların fiziksel hareketleri ile sportif aktivitelerine imkan sağlayacak niteliklerde düzenlenmiştir. Bu alanların her çocuğa yaklaşık 6.75 m2 alan düşecek şekilde planlanması uygundur.
SONUÇ
Sonuç olarak; çocuğun hayatında yemek, içmek gibi çok büyük öneme sahip olan oyun çocuğun gelişimine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren oyun materyallerinin önemi gözardı edilemez.
Çocuğun oyun materyallerinden en iyi ve en yararlı şekilde yararlanabilmesi için yetişkinlere düşen bazı görevler vardır.
Bunları şu şekilde sınıflandırabiliriz.
` Öncelikle çocukların oyundan tatmin olabilmeleri ve oyun malzemelerinden en iyi şekilde yararlanabilmeleri için uygun ortam ve yeterli alanın sağlanması gerekmektedir. Bunun için evin bir odası, bir köşesi kullanılabileceği gibi bahçenin bir köşesi veya oyun alanları ve çocuk bahçeleri de kullanılabilir.
` Oyunun çocuk için çok önemli bir iş olması nedeniyle, oyun anında çocuktan asla oyununu birden bırakması istenilmemeli gerekli durumlarda ona oyununu tamamlaması için zaman tanınmalıdır.
` Çocuğa oyun sırasında, kendi kararlarını kendisinin vermesi için olanaklar sağlanmalı, aşırı zorlamalardan kaçınılmalıdır
` Oyuncakların ve oyun materyallerinin çocuklara sunumu düzgün şekillerde olmalıdır. Hepsi bir kutuya doldurulmuş, karışık durumdaki oyuncaklar çocuklar için çekici olmayabilir.
` Oyuncak çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi göz önünde bulundurularak, basitten karmaşığa doğru sunulmalıdır.
` Çocuğa oyuncak sunulurken, bununla neler yapılacağı ve ne işe yaradığı anlatılmalı, ancak örnekler verilmelidir, oyuncağın kullanılış şekli açıklanmalıdır.
` . Çocuklara verilecek oyun malzemesi yeterli miktarlarda olmalıdır. Aksi taktirde çekişmelere ve tatminsizliklere sebep olabilir.
` Oyun malzemeleri, çocukların sürekli ulaşabilecekleri ve uzanıp alabilecekleri yerlerde, örneğin; boylarına uygun raflarda muhafaza edilmelidir.
` Çocuğun kendi cinsiyetindeki arkadaşlarla veya kendi cinsine uygun oyuncaklarla oynaması için zorlama yapılmalıdır.
` Oyuncak seçiminde, materyalin çocuğun hangi gelişim alanına hitap ettiği gözönünde bulundurulmalı ve çocuğun yaşına, gelişim düzeyine uygun oyuncakların seçilmesine dikkat edilmelidir.
` . Çocuğun kendi oyuncağını kendisinin seçmesine fırsat verilmelidir.
Eğer çocuğa sunulacak oyun materyalleri ve oyun ortamı çocuk için elverişli değilse, yeterli uyarıcı ekipman yoksa ve oyuncağın nasıl kullanılacağına rehberlik edilmezse çocuk sıkılabilir.
Oysa ki, çocuk oyun içinde gelişir ve oyunla büyür. Son söz olarak şunu söyleyebiliriz oyun çocuk için bir süreç değil gelişimin ta kendisidir.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - ÇOCUĞUNUZUN BAŞARILI OLMASI İÇİN

Her çocuğun içinde öğrenme arzusu vardır. O kadar meraklıdırlar ki bir etkinlikte sürekli olarak kalamazlar. Merak onları daldan dala atlamak gibi konu ve etkinlik değiştirmeye yöneltir. Çocuğu çalıştırırken bu duygudan yararlanmak ve onu kontrol altına almak gerekir. Çocuklar kendilerinin başarılı ve yeterli oldukları alanlara daha çok ilgi duyarlar. Bu nedenle onların bu duygularından faydalanmak gerekir. Bilimsel araştırmalar, gelişme süresinin her aşamasında çocukların kendilerine özgü bir dünya görüşü ve olayları açıklayış biçimi olduğunu ortaya koymaktadır. Konuları çocuğun zihinsel düzeyine göre ayarlamak ve öğretimde onun çevresine bakış tarzını dikkate almak gerekmektedir.
Başarıya giden yol
ORTAM : Öğrenmede dikkat çok önemlidir. Ders çalışılan ortam dikkati dağıtacak faktörler olmamalı. Mesela yüksek ses, parlak ışık, alışık olunmayan durumlar, sürpriz unsuru taşıyan, dikkatin o nokta üzerine çekilmesine neden olur. Bazı sözel ifadeler ile çocuğun dikkatini çalıştığı konuya yöneltebiliriz : ` Bu noktaya dikkat edelim. ` gibi.
ZAMAN : Öğrenci ders çalışmaya başladığında karnı tok olmalı, yorgun olmamalı. Yani oyundan sonra ders çalıştırılmamalı ve hatta oyunu ders bitiminde bir ödül olarak kullanabilirsiniz.
KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ : Dikkat üzerinde önemli rol oynayan bir faktörde kişilik özellikleridir. Dışadönük çocukların dikkati çabuk dağılır. Bu tip çocukları çalıştırırken dersleri hep aynı şekilde işlememekte fayda var. Sosyal onay ve sevgi arayan bir çocuğun ödevlerine karşı çok fazla olumlu olmayabilir. Geç ve güç öğrenen çocukların küçük başarıları zaman zaman ödüllendirilirse, çocuğun çalışmaya isteği arttırılır.
ÖDÜL VE CEZA : Öğrencinin doğru davranımları ödüllendirilmelidir. Ödüllendirme ceza vermeden daha etkilidir. Çünkü cezanın istenmeyen yan etkileri vardır. Çocuğu ders çalışmaktan soğutabilir. Verilecek ödül her zaman değişik olursa daha etkili olur.
İPUÇLARI : Çocuğa bir konu öğretilirken konu ile ilgili ipuçları verilmeli. Bunlar ; neyi, nasıl yapması gerektiğinin belirtilmesi ve ön bilgilerin hatırlatılmasıdır.
Ders çalışan çocuğun sürekli yanında durmamalı.
Kendi başına ödev yapma sorumluluğu edindirilmelidir. Fakat çocuğun soracağı sorular sabırla cevaplandırılmalı. Yaptığı ödevler gözden geçirilirken doğrular ` aferin ` ile pekiştirilmeli, yanlışlarda ise yanlışın nerede olduğu ve niçin yanlış yapıldığı gösterilirse, çocuk elde ettiği bu bilgi ışığında doğruyu yapar.
 Başardığını duyurmak çocukta haz uyandırır ve öğrenme isteğini artırır.
Öğretilen konunun kalıcılığını sağlamak için örneklemeler, genellemeler üzerinde durmak, anlamlı ve özlü özetlere ulaşmak gerekmektedir. İlkokulun ilk sınıflarında öğrenmeye sözel olmayan mesajlarla başlamak; öğrenmeyi daha çok yaparak, yaşayarak gerçekleştirmek, daha sonra resim, şema, grafikler kullanarak geliştirmek, çocukların sembolik düşünme evresine girdikleri dönemde sözel iletişimlere yer vermek yararlı olur.Öğretilecek konuda genel bilgiler önce, ayrıntılar sonra verilmeli.Yeni öğrenilen ile eskiler arasındaki ilişkiler belirtilmeli, önemli farklılık ve benzerliklerin ortaya konması gerekir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - ÇOCUĞUN SESİ

1.BENİ TANIYIN
Ben tekim,özelim ve farklıyım.Ben sizin yaşadığınız dün için de,sizin hazırladığınız bugün için de doğmadım.Benim bugünümü kendi fiziksel,zihinsel ve ruhsal gerçeklerim,gereksinim ve bütünlüğüm içinde yaşamam gerekiyor.Kendinizi bana ikide bir örnek göstermenizin ya da başkalarını benimle karşılaştırmanızın doğru olmadığını biliyor musunuz?
12 Mart 1998
2.BENİ TANIYIN
Yetişkin bir insan olma yolunda kişiliğimin temelleri atılıyor.Bana olumsuz göndermeler yaparak,beceriksiz,güçsüz,özgüvensiz ve içe dönük olmama yol açacak bir ayna tutmayın.Kafamda kendim hakkında olumsuz kalıplar yaratırsanız,yarın benden alacağınız sonucun da bundan farklı olmayacağını,biliyor musunuz?
28 Mart 1998
3.BENİM MODELİM SİZSİNİZ.
Yarın nelerden yakınacak ve yapmamı istemeyecekseniz,bugün onları siz de yapmayın.Yemek seçmemden ve beslenme alışkanlığım gibi birçok huyumdan bugün yakınıyorsanız,bana bunları sizin kazandırdığınızı,çünkü benim her gün özdeşleştiğim bir model olduğunuzu biliyor musunuz.
23 Nisan 1998
4.BAĞIMSIZLIĞIMI DESTEKLEYİN.
Bebekken sesinizi,teninizi,kokunuzu verdiniz.Onlar benim en temel besin kaynaklarımdı.Giderek bunlara daha az gereksinim duyarsam,bu sizden uzaklaştığım kaygısını yaratmasın...Dizinizin dibinde,elinizin altında bir yetişkin olamam.Size ` bağlı` olmayı sürdürebilirim,ama `bağımlı`kalamam...Size bağımlı kalmadan yaşarsam,daha mutlu ve başarılı olabileceğimi biliyor musunuz?
07 Mayıs 1998
5.SORULARIMA KIZMAYIN.
Doğal yapım,ilgi,merak ve öğrenme güdülerim,sık sık soru sormamı gerektiriyor.Bunlar size anlamsız ve gereksiz gelebilir.Hatta bazen canınızı da sıkabilirim,ama sorular öğrenme ve olgunlaşma sürecinin önemli bir parçası.Onları bastırırsanız,bu ayrı bir kimlik geliştirmemi ve özgür düşünmemi güçleştirir.Bırakın her şeyi sorarak öğreneyim.Soran ve sorgulayan bireyin daha üretici ve yaratıcı olduğunu biliyor musunuz?
21 Mayıs 1998
6.BENİM YERİME GEÇMEYİN.
Çoğu kez bir şeye uzansam,bir adım atmaya kalksam,söz söylesem,hemen engelliyorsunuz.Bu benim için, `Sen bilemezsin,sen beceremezsin` anlamı taşıyor.Eğer bu tutumda ısrar ederseniz,kendine güven duygusunu yitirmiş,her şeyi başkalarından bekleyen ve sorunlarını çözemeyen birisine dönebilirim.Her sorunumu sizinle çözemeyeceğimi ve yaşantımı koltuk değneklerinizle yürüyemeyeceğimi biliyor musunuz?
02 Temmuz 1998
7.ÖDÜL İSTERİM AMA NASIL?
Herkes gibi ben de övgü ve ödül beklerim.Bazen bu beklentimi ya hiç görmüyor,ya fark etmeden olumsuz bir tutumu ödüllendiriyor ya da ödülle rüşveti birbirine karıştırıyorsunuz.Sizin için önemsiz olabilir ama,benim için önemli başarı sağladığımda,ödül vermeniz çok işe yarar.Sakın sırf beni başınızdan savmak ve isteklerinizi yaptırmak için ödül vermeyin ve ölçüyü kaçırmayın...Yeri,zamanı ve dozu iyi seçilmiş bir güzel sözcüğünüzün,destekleyen tebessümünüzün,başımı okşamanızın ve benimle oynamanızın bile bir ödül olduğunu biliyor musunuz?
30 Temmuz 1998
8.SÖZCÜKLERE DİKKAT EDERİM.
Konuşurken seçtiğiniz sözcüklerinize,vurgu ve tonlamaya,kısaca sözünüzü ve sesinizi kullanmaya pek dikkat etmiyorsunuz.Çoğu kez doğru ve olumlu bir sözcüğün seçilmesi;somut,açık ve anlaşılır konuşmanız ,sesinizdeki alçalıp-yükselme,yumuşaklık-sertlik ya da baskılı bir söyleyiş benim için çok önemlidir.Sandığınızdan daha duyarlı bir varlık ve algı gücü yüksel bir varlık olduğumu unutmayın...Sözcükleriniz ve sesinizle yaydığınız etkinin,söylediklerinizden daha kalıcı ve derin bir iz bıraktığını biliyor musunuz?
13 Ağustos 1998
9.CEZA GEREKLİ Mİ?
Çevreyle uyum sağlayabilmem ve her istediğimi yapamayacağım9ı öğrenmem için sınır ve kurallara gereksinim duyarım.Çoğu zaman yaptıklarımın doğruluğunu kestirmek benim içim güçtür.Bazen de kolay bulduğum ilk yola saparım.Bunlara zamanında,yerinde ve ölçülü tepkiler vermezseniz,toplumsallaşma ve ruhsal gelişim sürecimi aksatır;bencil ve sorumsuz biri olmama yol açarsınız.Bu nedenle bazen ceza gerekebilir.Ama...Yanlışımla oransız,keyfi ve tutarsız;baskı,şiddet ve aşağılama içeren bir cezanın,sorunu ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını biliyor musunuz?
27 Eylül 1998
10.HOŞGÖRÜDE SINIRLI OLUN.
Yaptıklarım her zaman doğru,yerinde ve sizin koyduğunuz kurallara uygun olmuyor.Çoğu zaman ya unutuyor,ya dikkat etmiyor, ya da bir tepkimi göstermek için kural dışına çıkıyorum.Böyle durumlarda her yaptığım yanlışı görmeniz ve eleştirmeniz,her adım atışımda sizden onay beklemem ya da kısa süre sonra uyarılarınızı anlamsız bulmama yol açıyor.Yanlışlarımı görmemeniz, `O daha çocuk` mantığı ile boş vermeniz,bir öyle bir böyle davranmanız beni kural tanımaz ve sorumsuz yapıyor.Katı bir disiplin kadar,denetimsiz ve sınırsız bir hoşgörünün de,sağlıklı bir kişilik gelişimini engellediğini biliyor musunuz?
10 Eylül 1998
11.YANLIŞ YAPIN: SİZİ YİNE DE SEVİYORUM!
Bazen yanlış yapmamak için aşırı özen gösteriyor,titizleniyorsunuz.Oysa bu yanlış yapmanızı engellemiyor.Üstelik geriliminiz beni de tedirgin ediyor. `Kusursuz insan olmadığı`nı söyleyen sizsiniz.Bu sizin için de geçerli.Önemli olan benimle ilişkinizde yanlış yapmamanız değil,yaptığınız yanlışı farketmenizdir.Ben yapınca `kabahat` olan,siz yapınca görmezden gelinmemeli.Açıkça yanlış yaptığınızı kabul etmeniz ve bunu tekrarlamaktan kaçınmanız benim sağlıklı değer ölçüleri oluşturmama ve olumlu davranışlar geliştirmeme yardım eder.Yanlışlarınıza rağmen sizi çok sevdiğimi,dürüst ve açık davranınca onları kolayca kabulleneceğimi biliyor musunuz?
24 Eylül 1998
12.SOYUT KAVRAMLARI BANA ÖĞRETİN.
Soyut kavram gelişimi,yaşantımda çok önemli bir evredir.Bunun için sizin de bazı temel soyut kavramları doğru geliştirmiş ve yerli, yerine oturtmuş olmanız gerekiyor.Oysa çoğu zaman bu konuda yaptığınız yanlışları,gösterdiğiniz tutarsızlıkları gördükçe aklım karışıyor.Örneğin esnek olmayı gevşeklikle,sağlamlığı katılıkla,ciddiyeti zorbalıkla,disiplini baskıyla karıştırıyorsunuz.Bu nedenle bir çok kavramı öğrenmemi ve davranışa dönüştürmemi engellediğinizi biliyor musunuz?
08 Ekim 1998
13.GÜÇ KİMDE?
Bu sorusunun yanıtı sağlıklı ve dengeli bir ilişkinin kurulması bakımından değer taşır.Ben doğduktan hemen sonra sizi ve çevremi anlamaya ve sınırlarımı belirlemeye çalışırım.Daha sonra da sürüp giden bu yoklamalar sizin ya da benim sözümün geçtiği basit bir güç oyununa döner.Oysa olması gereken bu değildir.Sınırlarımı doğru belirlemenin;gücümü,hak ve sorumluluklarım içinde dengeli ve ölçülü kullanmanın sizden örendiğim değerler ölçüsünde mümkün olduğunu biliyor musunuz?
22 Ekim 1998
14.OKULA BAŞLIYORUM...
Yaşamımda yeni bir dönem bu...Çok heyecanlıyım.Tüm insanlar gibi öğrenmek benim de doğal eğilimim;ama önce sevgi ve huzur bulmalı,güven duymalıyım.İlk günler bu nedenle benim için çok zor.Uyum sağlamam,alışmam ve yapmam gerekenleri kavramam sanıldığı kadar kolay değil;onları küçümsemeyin...Bu arada yapacağım yanlışları da büyütmeyin ve beni aşırı zorlamayın,başkasıyla kıyaslamayın...Bana anlayış ve hoşgörüyle yaklaşırsanız,kısa sürede birlikte çok daha mutlu olacağız.Siz de bunu istemiyor musunuz?
19 Kasım 1998
15.SÜREKLİ BÜYÜME VE DEĞİŞİM.
Sürekli büyüme ve değişim içinde olduğumu unutmayın.Bazen her şey birdenbire durabilir,söylenileni duymayabilir,önümdeki duvarı görmeyebilirim... Okumayı arkadaşlarımdan,hatta öz kardeşimden daha geç sökebilirim;çünkü ben ayrı ve başkayım.Bu durumda telaşlanmayın;yoksa ben de etkilenirim.Hemen kızmayın,bağırmayın;öyle yaparsanız bu yanlışlarım kemikleşir.Sabır,şefkat ve hoşgörüyle sorunları birlikte aşarsak;ban yanlışlarımı düzeltme şansı verirseniz,size daha çok güvenir,daha çok bağlanırım.Bana nasıl davranırsanız,öyle olmayı öğrenirim.Başarının da başarısızlığın da ortak çabalarımız ölçüsünde oluşacağını biliyor musunuz?
03 Aralık 1998
16.BEDENİM BÜYÜYOR.
Benim çok gereksinim duyduğum şeylerden biri de hareket...Benden sus pus,eylemsiz,uslu uslu oturmamı beklemeyin...Eğer öyleysem,bir sorun olabileceğini düşünün,ama sınırsız,kural tanımayan bir hareketlilik de sağlıklı olmayabilir.Bu dengeyi kurmakta yardımınıza gereksinim duyuyorum.Sportif etkinlikler bunun en iyi yollarından biridir.Beni bu yolda engellemeyin, başarılarımı küçümsemeyin,tersine yüreklendirin.Böyle yaparsanız sağlıklı bir gelişim gibi,zihinsel ve ruhsal olarak da olgunlaşacağım biliyor musunuz?
17 Aralık 1998
17.SESLER,TONLAR VE TINLAR
Sesler,tonlar ve tınlardan anlamak,aralarındaki farkları tanımak,dilini çözmek;tüm bunları istekle ve zevkle yapmak az şey midir?Ben bunları sizin beklediğiniz ölçüde başarabilen bir çocuk olmayabilirim;ya da benden çok daha iyi başaranlar bulunabilir.Bunu çok önemsemeyin ve beni yetenek sınırlarımın üstünde zorlamayın.Beni kendi ölçülerimde sadece müzikle ilgilenen,duyarlı bir insan olarak,yetiştirmenin bile çok önemli olduğunu biliyor musunuz?
31 Aralık 1998
18.BİLGİSAYAR OKUR YAZARI
Bilgisayar okur yazarı olmam gerekiyor.Çağımızın ve geleceğin bu aracını,yaşantımda kullanmak zorundayım;ama bu aracı amaç yapmadan...Adeta büyülenmiş gibi çevreden,insanlardan,kitaplardan,kısacası yaşamdan kopmadan...Bana,bilgisayardan bir iş üretirken,bir çalışma yaparken yararlanmayı öğretmeniz gerekir.Ben bilgisayarla projeler yapmalı,bilgiye ve bilginin kaynaklarına kolayca ulaşmalıyım.O zaman bilgisayarlara hükmedeceğimi ve daha büyük sıçramalar yapacağım biliyor musunuz?
14 Ocak 1999
19.KİTAP VE KÜTÜPHANE
Kitap ve kütüphane bir yaşam biçimi,çağdaşlığa,akla,bilince,üretici olmaya ve geleceğe açılan bir kapıdır.Bunun için `Okumak kafanın bileyi taşıdır` sözünü önemsiyor, `okumayan okur yazarlar` olmak istemiyorum.Bana okumak,okuduklarımı yazılı ve sözlü anlatmak ve tartışmak için fırsat ve olanak vermelisiniz.Raporlar yazmalı,özgün eserler üretebilmeliyim.Bunun en iyi yollarından biri de yetişkinleri kitap okurken görmemdir.Lütfen siz `okumak çok önemli` deyip de hiçbir şey okumayanlardan olmayın. `Bilgi sahibi olmadan,fikir sahibi olunmayacağı`nı biliyor musunuz?

28 Ocak 1999

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - ÇOCUĞU KÖTÜ EĞİTMENİN YOLLARI-1/ÇOCUKLARI KENDİNİZE KARŞI KİNLİ

Ona karşı daima aksi ve asık suratlı olun. Niyetinin ne olduğuna bakmaksızın, en küçük kabahatini ceza ile karşılayın.. Böyle davrandığınız takdirde size nasıl kin beslediğini görecek, bana hak vereceksiniz...`
HİKAYE
`Güzel Leman` a babası oyuncak bir mutfak takımı almıştı. Pırıl pırıl parlayan bu küçük madeni kapları çok sevmişti. Ona bundan daha güzel bir hediye verilemezdi.
Mutfak takımına kavuştuğu gün, sevincine diyecek yoktu. Onları yıkamış, kurulamış, kutusuna yerleştirmişti. Arkadaşları kendini ziyarete geldikçe mutfak takımlarını çıkarır, onlara yemek pişirir, ziyafet verirdi. Kardeşi kemal, sık sık oyunlarını bozuyorsa da Leman fazla ses çıkarmıyordu.
Bir gün, ablası okulda iken, kardeşi onun mutfak takımlarıyla oynamak istediğini söyledi. Babası da verdi. Kemal kıskanç bir çocuktu. Niyeti oynamak değil, ablasının oyuncaklarına zarar vermekti. Nitekim oynuyormuş gibi yaparak bardaklardan birini ayağı ile ezdi
Leman, eve gelip mutfak takımının dağılmış olduğunu görünce heyecanlandı. Onları düzeltmek isterken ezilmiş bardağı fark etti. Üzüntüden gözlerine iri yaş taneleri doldu. Annesi oyuncakları Kemal`e babasının verdiğini söyleyince sesini çıkarmadı. Acısını kalbine gömdü.
Ertesi gün iki tabak daha aynı akıbete uğrayınca Leman dayanamadı. Ezilmiş bardağı ve tabakları alıp babasına koştu: `Babacığın, görüyor musun; Kemal oyuncaklarımı ne hale getirmiş!..` dedi ve ağlamaya başladı: babasının cevabı ne oldu biliyor musunuz: `ne olmuş yani! Onların ben vermedim mi? Çekil git şimdi başımdan, seninle uğraşacak zamanım yok!`
Leman, kendisi için çok değerli oyuncakların ezilmiş olmasına aldırış etmeyen bu babaya içinden kin besledi. Aradan bir hafta bile geçmemişti ki, küçük kızın pembe yanakları soldu. Eski neşesini kaybetti. O olaydan sonra, babasına sevgi ile baktığını gören olmadı....`

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Üretmek kadının doğasında vardır.Bu sebeple elimizdeki imkanları değerlendirerek ev ekonomisine katkıda bulunalım ve hep üretelim.Üretelim ki ufkumuzun ne kadar geniş olduğunun farkına varalım.

Kategoriler

Customize your blog

Blog
Get this widget | Share | Track details



Create Your Own Countdown

BANNERIMI EKLE!:) evekonomisti

Arkadaşlarım

Image hosted at bigoo

ekin69
Image hosted at bigoo

yeniacigazetesi
Image hosted at bigoo

143
Image hosted at bigoo

cisil2006
Image hosted at bigoo

fatogelin
Image hosted at bigoo

aslanbaysevinc
Image hosted at bigoo

seldaninsepetindekiler
Image hosted at bigoo

seraparda
Image hosted at bigoo

medreseizehra
Image hosted at bigoo

hayalcem
Image hosted at bigoo

oya bulut
Image hosted at bigoo

janset177
Image hosted at bigoo

camurlueller
Image hosted at bigoo

orgusepetim
Image hosted at bigoo

neslinur78
Image hosted at bigoo

orguhazinem
Image hosted at bigoo

seldaninsepeti
Image hosted at bigoo

beydabeyda
Image hosted at bigoo

sterlicya
Image hosted at bigoo

dostboncuk
Image hosted at bigoo

sevilden
Image hosted at bigoo

zeynepdenciciler
Image hosted at bigoo

senembugulu
Image hosted at bigoo

ornekci
Image hosted at bigoo

sevilayca
Image hosted at bigoo

nalanna
Image hosted at bigoo

fatmaylahersey
Image hosted at bigoo

argira
ARKADAŞIM NESLİNUR 78 BANNERİ Bigoo


seraplaherseyyy-aslanömer hobilerimveben Arzumca fiskos banner örgüsepeti baharcicegi hayaldunyam seraplaherseyyy seraparda